<?xml version="1.0" encoding="windows-1254" ?>

<rss version="2.0">
<channel>
<title>Ünal Şöhret Dirlik Kişisel Sitesi</title>
<link>http.www.unalsohretdirlik.com</link>
<description>En Çok Oy Alan Haberler</description>
<language>tr</language>
<item><title>BİR DÜZİNE FETHİYE KİTABI</title><link>http.www.unalsohretdirlik.com/haber_oku.asp?haber=61</link><description>Son kitabının arka kapağında, iki şiir on bir tane de düz yazı kitabı olduğu yazılı. Yazılı da ben, Ünal Şöhret Dirlik´in kaç kitabı için kaç yazı yazmışım, işte bunu hatırlamıyorum. 
Ünal Şöhret Hoca´nın son kitabı da, diğerleri gibi, yine memleketi Fethiye ile ilgili.</description></item><item><title>ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK İÇİN</title><link>http.www.unalsohretdirlik.com/haber_oku.asp?haber=49</link><description>Abdülkadir Güler
07.11.2001,Söke
</description></item><item><title>ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK</title><link>http.www.unalsohretdirlik.com/haber_oku.asp?haber=50</link><description>Âdeta Fethiye adıyla bütünleşen  Ünal Şöhret Dirlik'i  hiç görmedim. Onunla  sadece  bir iki defa telefonla görüşmek kısmet oldu, o kadar. Ancak onu fotoğraflarıyla yakından tanıdım. Onu bir de ilk gençlik yıllarının şiirleriyle tanımıştım. Hangi dergilerdi onlar, hatırlamıyorum. Ünal adı değil de Şöhret adıyla Dirlik soyadı ilgimi çekmişti: Şöhret Dirlik.
Konya,16 Temmuz 2004
Prof. Dr. Saim Sakaoğlu</description></item><item><title>YÜZ GÜLÜMLÜĞÜ ve Ünal  ŞÖHRET</title><link>http.www.unalsohretdirlik.com/haber_oku.asp?haber=51</link><description>KONUK YAZAR         
Muhsin Durucan</description></item><item><title>BİR HOŞ SADÂ</title><link>http.www.unalsohretdirlik.com/haber_oku.asp?haber=53</link><description>Hüseyin Erkan/ İST.
Kimi işler vardır ki, kıymeti zamanında hiç anlaşılmaz.Yıllar, yılla, kimi zaman da yüz yıllar geçmesi gerekir; o işin ne kadar değerli olduğunun anlaşılması için.
 Dolayısıyla o işi yapanlar içinde geçerlidir bu yargı.
 Böyle söyleyince aklıma Kaşgarlı Mahmut geliverdi hemen.Neden mi Kaşgarlı Mahmut ? Şunun için:</description></item><item><title>ÇENGERLİ OSMAN EFENDİ</title><link>http.www.unalsohretdirlik.com/haber_oku.asp?haber=54</link><description>Yaklaşık beş yüz yıl kadar önce Isparta dolaylarından gelen Osman Efendi şimdiki
Çenger köyüne yerleşmiş. Ömrünü cami yaptırmak, uygun yerlere su indirmekle geçirmiş bir evliyadır. onunla ilgili pek çok menkibe anlatılır. Bunları kısa kısa  yazıyorum. (İleride Çengerli Osman Efendi ile ilgili bir araştırma yayınlayacağım.)</description></item><item><title>KİTAPLAŞAN TEZ: Ünal Şöhret DİRLİK</title><link>http.www.unalsohretdirlik.com/haber_oku.asp?haber=56</link><description>Yazan:Muhsin Durucan
İlköğretim kurumlarımızdan başlayarak üniversitelerimize kadar, öğretmenler tarafından öğrencilere derslerde kimi ödevler verilir. Bunlar bir saatlik olduğu gibi, birkaçYıllık süreye de sığabilmektedir.</description></item><item><title>Çal Dağı'nın Zirvesinde</title><link>http.www.unalsohretdirlik.com/haber_oku.asp?haber=84</link><description>..... ..... ....</description></item><item><title>EDEBÎ ŞAHSİYETİ</title><link>http.www.unalsohretdirlik.com/haber_oku.asp?haber=60</link><description>Şair ve Yazar Dirlik
Derlemeci Dirlik
Gazeteci-Televizyoncu Dirlik</description></item><item><title>ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE M.CAHİT BEĞENÇ</title><link>http.www.unalsohretdirlik.com/haber_oku.asp?haber=43</link><description>İncirköyde yetişmiş ünlü gazeteci ve yazar M.Cahit Beğenç mezarı başında bir daha anılıyor.1910 yılında doğan M.Cahit Beğenç ilkokulu üçüncü sınıfa kadar köyde okumuş, dördüncü ve beşinci sınıfları da Fethiye merkezindeki o zamanlar Birinci Okul diye anılan Atatürk İlkokulunda tamamlamıştır.</description></item><item><title>ŞÜKRAN AKANNAÇ</title><link>http.www.unalsohretdirlik.com/haber_oku.asp?haber=62</link><description>Şükran Akannaç Fethiyelidir. Kısaca anlatacak olursak: Girit´ten aşağı yukarı 150 yıl önce Fethiye´ye göç etmiş Saatcı  Hasan Efendi´nin dört oğlundan birinin kızıdır. Hasan Efendi´nin Ali Ulvi, Mustafa, Mehmet ve İbrahim isimli dört oğlu ve Kadriye isimli bir kızı vardır.
Bu oğullardan Ali Ulvi Bey Rodos&amp;amp;#8217;ta tahsil görür ve I. Dünya Savaşında  askere yedek Subay olarak katılır, çeşitli cephelerde savaşır, yara alır,en son Çanakkale´de savaşırken kulakları sağır olur.</description></item>
</channel>
</rss>